Kaptan'ın şiir defteri
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Eylül 27, 2022, 1:45 pmŞiirin adı: mutualist biçimli toplum sevgisi
Tür: pastoral, biyolojik, toplumcu gerçekçi, lirik
Günaydın papatya desenli enfeksiyon sultası
Günleri torbaya koyup saatleri ayarlamaya alıştım.
Artık onunla aynı havayı solumamak için küresel bir bahanem var.
Hoş, onun partikülleri bana erişene kadar, kaç beş para etmez ciğer değiştiriyordur allah bilir.Kimseyle ekmeğimi bölüşemiyorum artık,
Yapabildiğim tek şey dijital bir dehlizde kendi kendime konuşup psikolojimi hayatta tutmak.
Hayatımın en plastik ve renkli döneminin bu kadar boktan olmasını beklemiyordum. Her şeyin en idealine sahibim, hayal edemediğim ve yaşayabileceğim pek az şey kaldı.Ölmek dışında arzuladığım tek şey zamanın hızlı geçmesi. Belkide ölmek için tanrının benden beklediği bir çeşit bitirme tezi vardır. Cenaze töreni mezuniyet töreninden daha ciddi ve ağlamaklı sadece. Hayattaki Her şey bir şeyler öğrenip bitirdiğimiz bir okul. Aşktan öyle yada böyle geçtik, insanlıktan, bütünlemeye dönüp duruyoruz her sene. Tembelliğimden ürettiğim hayallerle yazmak istiyorum tezimi. Potansiyel bir biyolojik tehdite dönüşen varlığımı daha fazla sürdürmek istemiyorum ama beni hayata bağlamasını beklediğim rezalet şiirlerim var ölçü uyak düzen ahenk hiç bir şey yok. Dümdüz duyguları dümdüz satırlarla ifade etmek yeterince şiirsel değilse bunun tek sorumlusu yaşamın tekdüzeliği.
Şiirin adı: mutualist biçimli toplum sevgisi
Tür: pastoral, biyolojik, toplumcu gerçekçi, lirik
Günaydın papatya desenli enfeksiyon sultası
Günleri torbaya koyup saatleri ayarlamaya alıştım.
Artık onunla aynı havayı solumamak için küresel bir bahanem var.
Hoş, onun partikülleri bana erişene kadar, kaç beş para etmez ciğer değiştiriyordur allah bilir.
Kimseyle ekmeğimi bölüşemiyorum artık,
Yapabildiğim tek şey dijital bir dehlizde kendi kendime konuşup psikolojimi hayatta tutmak.
Hayatımın en plastik ve renkli döneminin bu kadar boktan olmasını beklemiyordum. Her şeyin en idealine sahibim, hayal edemediğim ve yaşayabileceğim pek az şey kaldı.
Ölmek dışında arzuladığım tek şey zamanın hızlı geçmesi. Belkide ölmek için tanrının benden beklediği bir çeşit bitirme tezi vardır. Cenaze töreni mezuniyet töreninden daha ciddi ve ağlamaklı sadece. Hayattaki Her şey bir şeyler öğrenip bitirdiğimiz bir okul. Aşktan öyle yada böyle geçtik, insanlıktan, bütünlemeye dönüp duruyoruz her sene. Tembelliğimden ürettiğim hayallerle yazmak istiyorum tezimi. Potansiyel bir biyolojik tehdite dönüşen varlığımı daha fazla sürdürmek istemiyorum ama beni hayata bağlamasını beklediğim rezalet şiirlerim var ölçü uyak düzen ahenk hiç bir şey yok. Dümdüz duyguları dümdüz satırlarla ifade etmek yeterince şiirsel değilse bunun tek sorumlusu yaşamın tekdüzeliği.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Eylül 27, 2022, 2:00 pmgök gri ve ekru, baygın beyaz ve turunç
matmazelin personası yedi oktav lila
gölgesi pudra
gözleri kokain
yüreğinde koca bir morluk
dişleri mercan
hisleri üryan
bacaklar mermer
göğüsler şah mat.
gök gri ve ekru, baygın beyaz ve turunç
matmazelin personası yedi oktav lila
gölgesi pudra
gözleri kokain
yüreğinde koca bir morluk
dişleri mercan
hisleri üryan
bacaklar mermer
göğüsler şah mat.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Eylül 27, 2022, 4:36 pmŞiirin adı: mavi orospu
Tür:dinamik, paçoz, didaktik.
okyanus mavisi bir orospuya tutuldum, tansiyonum allak bullak, sinirlerim 41 derece, rüyasından uyanırken paslanmaz çelik gibi tabancam. çok seri ve mekanik bir şekilde düşünüyorum, yürekli bir kudretle şişen kaslarımı zaptedememenin sancısını çekiyorum. çenem 45 kiloton sımsıkı kasılmış halde, dertlerimi unutup tabancamın fişeklerini ateşlemeye dalmışım. şöyle cilveli bir gülüşü yeter tetik düşürmeme. o koca götler mars ve venüs gibi galaksimin merkezinde. şu dağ gibi memelere tırmanıp zirvesine bayrağımı dikmek ve arasına gömülmek istiyorum o derin çatal vadinin. sevgiler ve saygılar dolusu orospuluklar diliyorum herkese.
Şiirin adı: mavi orospu
Tür:dinamik, paçoz, didaktik.
okyanus mavisi bir orospuya tutuldum, tansiyonum allak bullak, sinirlerim 41 derece, rüyasından uyanırken paslanmaz çelik gibi tabancam. çok seri ve mekanik bir şekilde düşünüyorum, yürekli bir kudretle şişen kaslarımı zaptedememenin sancısını çekiyorum. çenem 45 kiloton sımsıkı kasılmış halde, dertlerimi unutup tabancamın fişeklerini ateşlemeye dalmışım. şöyle cilveli bir gülüşü yeter tetik düşürmeme. o koca götler mars ve venüs gibi galaksimin merkezinde. şu dağ gibi memelere tırmanıp zirvesine bayrağımı dikmek ve arasına gömülmek istiyorum o derin çatal vadinin. sevgiler ve saygılar dolusu orospuluklar diliyorum herkese.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Eylül 27, 2022, 9:07 pmŞiirin adı: sen diyince kaç olup sustuğumu bilsen, sancın bir bebek bekler gibi dalağını tekmeler.
Tür: epik
Dayanıklı yüreklerin dansını izlemek için toplandık.
Kısraklar boğazladım sesini duyunca, kimse seni bununla bilmez. Kimse yansımaz karanlıkta. Biliyorum, Kaybolmanın dayanılmaz endişesi var aklında, arkana yaslan ve şunu iyi dinle, nasılsa anlamayacaksın.
ışık olmasaydılı bir düş kur, o yerde ışık sestir. Zifiri sessiz bir düş kur, o yerde çiçeklerin kokusu ışıldar. evler aydınlansın diye saksılarla dolup taşar.
Çiçeklerin zifiri sessizliğe gömüldüğü bir düş kur, o yerde dokunduğun yer güneşlenir. Parmaklarını gezdirdiğin yanak, bir başka deyişle yalın ayak gezdiğin sevgilin...
Dokunamadığın çiçeklerin zifiri sessizliğini düşün. Burda ışık sade bu düşten ibaret.
Dayanıklı yüreklerin dansını izlemek için toplandık. Ne yazıkki Kimse bu dansı bilmiyordu.
https://youtu.be/3N2-ZVBcV5I
Şiirin adı: sen diyince kaç olup sustuğumu bilsen, sancın bir bebek bekler gibi dalağını tekmeler.
Tür: epik
Dayanıklı yüreklerin dansını izlemek için toplandık.
Kısraklar boğazladım sesini duyunca, kimse seni bununla bilmez. Kimse yansımaz karanlıkta. Biliyorum, Kaybolmanın dayanılmaz endişesi var aklında, arkana yaslan ve şunu iyi dinle, nasılsa anlamayacaksın.
ışık olmasaydılı bir düş kur, o yerde ışık sestir. Zifiri sessiz bir düş kur, o yerde çiçeklerin kokusu ışıldar. evler aydınlansın diye saksılarla dolup taşar.
Çiçeklerin zifiri sessizliğe gömüldüğü bir düş kur, o yerde dokunduğun yer güneşlenir. Parmaklarını gezdirdiğin yanak, bir başka deyişle yalın ayak gezdiğin sevgilin...
Dokunamadığın çiçeklerin zifiri sessizliğini düşün. Burda ışık sade bu düşten ibaret.
Dayanıklı yüreklerin dansını izlemek için toplandık. Ne yazıkki Kimse bu dansı bilmiyordu.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 10, 2022, 4:25 pmşiirin adı: kalp en verimli motordur.
tür: jeopolitik, insancıl
canım yandığında sevgilim,
basıncı düşer kalbimin.
bitki örtüm zodyak kuşağıdır,
götlerin, kıyısına vurduğum akvaryum.düşüncelerim kaşınır gecelerinde,
deprem kuşağıdır bacaklarımın arası.
felaketler hep üst üste gelir,
dudakların isteklice büzüldüğünde.
şiirin adı: kalp en verimli motordur.
tür: jeopolitik, insancıl
canım yandığında sevgilim,
basıncı düşer kalbimin.
bitki örtüm zodyak kuşağıdır,
götlerin, kıyısına vurduğum akvaryum.
düşüncelerim kaşınır gecelerinde,
deprem kuşağıdır bacaklarımın arası.
felaketler hep üst üste gelir,
dudakların isteklice büzüldüğünde.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 10, 2022, 4:26 pmşiirin adı: zaman kolumdaki kelepçe.
tür: peydahlanmış, teorik, girift.
sustuğum zaman ikiye ayrılır insanlar, ve ben bütünlük aramadığım gibi ikiye ayrıldımı bir şeyler susarım. sustuğum ayrılıklar, zamanı ikiye insanlar. konuştuğum zaman insanlar yokturlar, var olmadıkları için insanlar, konuşmadığım zamanlar olur. zamanla susarım ve olmayan şeyler ikiye bölünür, insanlar konuştuğunda zamanlar ikiye susar. bölündüğü zaman susan insanlar ikiye ayrılır. sonunda ayrılan insanlar susar ve dünya ikiye bölünür zamanla.
şiirin adı: zaman kolumdaki kelepçe.
tür: peydahlanmış, teorik, girift.
sustuğum zaman ikiye ayrılır insanlar, ve ben bütünlük aramadığım gibi ikiye ayrıldımı bir şeyler susarım. sustuğum ayrılıklar, zamanı ikiye insanlar. konuştuğum zaman insanlar yokturlar, var olmadıkları için insanlar, konuşmadığım zamanlar olur. zamanla susarım ve olmayan şeyler ikiye bölünür, insanlar konuştuğunda zamanlar ikiye susar. bölündüğü zaman susan insanlar ikiye ayrılır. sonunda ayrılan insanlar susar ve dünya ikiye bölünür zamanla.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 10, 2022, 4:48 pmşiirin adı: gün batımında yolculuğa çıkan sümüklü böceğin ayak izleri.
tür: imgesel ejakülasyon.
alice ben senden daha cesurum.
ama sen benden daha çok sevilirsin. çünkü ben çoktan öldüm. sen hala bi hayatta kalma çabası...
alice ben senden daha yakınım.
ama her şey sana sunulur. çünkü ben çoktan reddettim. sen hala bi şüphe içindesin...
alice ben senden daha zorum.
ama herkes seni çözmeye çalışır. çünkü ben artık imkansızım. sen hala bi sis perdesinin gizinde...
alice ben senden daha açım.
ama sen benden daha çok tüketirsin. çünkü ben rejimdeyim. sen hala bi kişisel gelişim hevesinde...
alice ben burda değilim.
ama sen beni her yerde bulursun. çünkü ben çoktan kafanın içine girdim. sen hala bi anlam peşindesin..
alice kimseye veda etmek yok.
ama sen istediğin zaman gidebilirsin. çünkü ben asla vazgeçmedim. sen hala bi aşkın düşündesin ...
şiirin adı: gün batımında yolculuğa çıkan sümüklü böceğin ayak izleri.
tür: imgesel ejakülasyon.
alice ben senden daha cesurum.
ama sen benden daha çok sevilirsin. çünkü ben çoktan öldüm. sen hala bi hayatta kalma çabası...
alice ben senden daha yakınım.
ama her şey sana sunulur. çünkü ben çoktan reddettim. sen hala bi şüphe içindesin...
alice ben senden daha zorum.
ama herkes seni çözmeye çalışır. çünkü ben artık imkansızım. sen hala bi sis perdesinin gizinde...
alice ben senden daha açım.
ama sen benden daha çok tüketirsin. çünkü ben rejimdeyim. sen hala bi kişisel gelişim hevesinde...
alice ben burda değilim.
ama sen beni her yerde bulursun. çünkü ben çoktan kafanın içine girdim. sen hala bi anlam peşindesin..
alice kimseye veda etmek yok.
ama sen istediğin zaman gidebilirsin. çünkü ben asla vazgeçmedim. sen hala bi aşkın düşündesin ...
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 25, 2022, 4:57 pmMetafor yağmuru
rönesans çiçeği kokar ellerim. bir yanım azer bülbül, bir yanım don quijote. duygularım titrek, gözlerimi sel basmış. yarin kafası koca bir buket fişek gibi ışıldıyor. yeryüzündeki bütün yel değirmenleri huzursuz.
telaş, panik ve atak halindeyiz!
isyan çıkacak, isyan! yeryüzündeki bütün aşklar, medeniyetleri filizleyen kavgalara dönüşecek. görüyorum, ellerim ruhumun derinliklerini gösteren bir define haritası biçimidir.
Metafor yağmuru
rönesans çiçeği kokar ellerim. bir yanım azer bülbül, bir yanım don quijote. duygularım titrek, gözlerimi sel basmış. yarin kafası koca bir buket fişek gibi ışıldıyor. yeryüzündeki bütün yel değirmenleri huzursuz.
telaş, panik ve atak halindeyiz!
isyan çıkacak, isyan! yeryüzündeki bütün aşklar, medeniyetleri filizleyen kavgalara dönüşecek. görüyorum, ellerim ruhumun derinliklerini gösteren bir define haritası biçimidir.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 27, 2022, 4:09 pmşiirin adı: marihan baba
tür: epistemolojik
duman, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan efendim dedik,
mağarada boş kafalı genç müridlerdik,
ve dönsün dedi marihan baba.pervane gibi döndü zıvana dudaktan dudağa,
ocak, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan emret dedik,
hiç sönmesin, dedi marihan baba.
baba sardı, biz döndük, ocak harladı, biz yandık.herkes pişti, çok güzel oldu.
şiirin adı: marihan baba
tür: epistemolojik
duman, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan efendim dedik,
mağarada boş kafalı genç müridlerdik,
ve dönsün dedi marihan baba.
pervane gibi döndü zıvana dudaktan dudağa,
ocak, dedi marihan baba,
hep bir ağızdan emret dedik,
hiç sönmesin, dedi marihan baba.
baba sardı, biz döndük, ocak harladı, biz yandık.
herkes pişti, çok güzel oldu.
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Ekim 27, 2022, 4:18 pmşiirin adı: bakmaya dilim varmıyor
tür: sinestezik
dişlerim platin sarışınlarla dolu
kalbim titanyum alaşımlı bir mitralyöz gibi tatatata
mikrofon sizde kalsın benim şarkım kulaklardan geçmez doğrudan boşluğuna saplanan bir mızrak gibidir bestelerim ve melodi yada notaları görünmez.derneklediğim bestelerim ocakta unutulan bir kasım gibi zıp zıp yanar. baklava dilimi gibi kokuyorsan eğer, işte bunlar da benim soyut ellerim, parantezler kadar sıcağız portmantolar şahit, solungaçlarımız sımsıkı ve dimdik.
üç birim zabıta ve bir ünite polis içimde,
vajinaya ihanetten yargılanıyorum alternatif bir gelecekte.
fahişelerin yaptığı kurabiyelerden istiyorum. bedava ve uysal bir şerefsizlik geçirdim geçenlerde, dillerim çok yalamaktan alçıda, ot varsa kova burcuyumdur, yem varsa eşşek.1 milyon tane dünyanın en güzel kızı vardır illaki, paralel evrende düşmeyi beklediğim ateşli cehennemde.
şeftalisinden bilgelik akan, istanbul dekolteli astarı yırtık bir sürtükle aynı manitaya lezbiyen olmak vardı şimdi.
ben mastarına ulama çektiğin soytarılardan deliyim, bir şey tısla sana tek tek ömrümü sıkayım. çaptaze yüzlükler demlenir foyamda. kırbaç kırbaç yükselen çıplak bacakların alegoritmasına sokayım. dalgalarımı okşayacak kenarları olmayan denizlere açılıp korsanlarla deniz kızı emmeliyim. şiirim kurumuştur artık, hadi sarıp içelim. tarçınlı mayonezli sürtükler aşkına, dans edelim şu kurtlarla.
şiirin adı: bakmaya dilim varmıyor
tür: sinestezik
dişlerim platin sarışınlarla dolu
kalbim titanyum alaşımlı bir mitralyöz gibi tatatata
mikrofon sizde kalsın benim şarkım kulaklardan geçmez doğrudan boşluğuna saplanan bir mızrak gibidir bestelerim ve melodi yada notaları görünmez.
derneklediğim bestelerim ocakta unutulan bir kasım gibi zıp zıp yanar. baklava dilimi gibi kokuyorsan eğer, işte bunlar da benim soyut ellerim, parantezler kadar sıcağız portmantolar şahit, solungaçlarımız sımsıkı ve dimdik.
üç birim zabıta ve bir ünite polis içimde,
vajinaya ihanetten yargılanıyorum alternatif bir gelecekte.
fahişelerin yaptığı kurabiyelerden istiyorum. bedava ve uysal bir şerefsizlik geçirdim geçenlerde, dillerim çok yalamaktan alçıda, ot varsa kova burcuyumdur, yem varsa eşşek.
1 milyon tane dünyanın en güzel kızı vardır illaki, paralel evrende düşmeyi beklediğim ateşli cehennemde.
şeftalisinden bilgelik akan, istanbul dekolteli astarı yırtık bir sürtükle aynı manitaya lezbiyen olmak vardı şimdi.
ben mastarına ulama çektiğin soytarılardan deliyim, bir şey tısla sana tek tek ömrümü sıkayım. çaptaze yüzlükler demlenir foyamda. kırbaç kırbaç yükselen çıplak bacakların alegoritmasına sokayım. dalgalarımı okşayacak kenarları olmayan denizlere açılıp korsanlarla deniz kızı emmeliyim. şiirim kurumuştur artık, hadi sarıp içelim. tarçınlı mayonezli sürtükler aşkına, dans edelim şu kurtlarla.

