Doksanlarda çocuk olmak
Şu kişiden alıntılanmıştır: Kaptan tarhinde Eylül 15, 2022, 6:41 am90'larda çocuk olmanın özelliği, bu neslin dünyanın yeni bir çağa geçiş aşamasına tanıklık etmiş olmasından kaynaklanıyor.
90'lardan öncesi teknoloji henüz herkesin hayatında yer etmemiş daha gelişim aşamasındaydı fakat 90'lı yılların başında herkesin evinde televizyon ve kablolu telefon mevcuttu. sinemaların yerini televizyonlar almış mektubun yerini telefon almıştı. doksanların sonuna doğru cep telefonu bilgisayar ve internetle tanıştık. doksanlarda çocuk olan biri bu teknolojik aletlerin ilk prototipleriyle karşılaştı ve muadillerindende haberdardı onlarıda gördü. teknolojik gelişmelerin her aşamasını ve yansımalarını gördü.
sonraki nesiller ise bu gelişmeleri daha geç yakaladı bir kitaba ortasından başlamak gibi düşünün şimdiki çocuklar doğdukları gibi akıllı telefonlar plazma televizyonlar playstationlar sanal gerçeklikler youtubelar instagramlar ve googleların olduğu 90'lara nazaran fantastik bir dünyaya gözlerini açıyorlar.
bu yeni teknolojik çağa geçiş aşamasına yakından tanıklık edenler nispeten daha kontrollü ve teknolojiyi nasıl kullanacağını biliyor, yeni nesil içinse her şey bir oyuncak. yaşamak trendleri kovalamak demek, kimseden geri kalmadan her şeyi bilinçsizce tüketmek demek.
bugün doğan bir çocuk 5 yıl sonra sokakta oynamak yerine sanal gerçeklik gözlüğünü takıp gta 8 falan oynayacak. 90'larda doğanlar bu teknolojik çağın nasıl başladığını biliyor önceki çağada hakim bir nesil, insan en çok çocukluk döneminde öğrenir, eğitim bu yüzden çocukluk döneminde başlar algılarımız son derece açıktır. 90'lardaki kaotik atmosfer, her şeyin ham hali bizim gerçeklik algımızı koruyan unsurlardan biridir. yeni nesil ise bambaşka bir gerçekliğin içine doğuyor. günümüz dünyasında çocukların bakış açısı çok kısıtlanmış ve hayal gücünden yoksun bırakılmıştır. bilgiyi googledan sosyal ihtiyaçlarını facebook twitter ve instagram gibi uygulamalardan eğlencesini youtubdan oyun ihtiyacını playstation ve playstoredan karşılıyor. onun gerçekliğinde sokakta top oynamak yerine playstation cafelere gidip pes atmak var. sosyal ihtiyaçların doğal halinden uzaklaşıp yapay bir düzleme kayması demek algıda ve seçicilikte büyük farklar oluşması demektir. bunun yan etkileri ileride daha çok baskılanmış ve kolayca güdülenebilen bir toplum ortaya çıkaracak olmasıdır. gelecekte bu toplum için umut ışığı olabilecek nesil ancak 90'larda çocuk olmasına rağmen her şeyin kurmaca ve sahte olduğunun farkında olanlardır.
90'larda çocuk olmanın özelliği, bu neslin dünyanın yeni bir çağa geçiş aşamasına tanıklık etmiş olmasından kaynaklanıyor.
90'lardan öncesi teknoloji henüz herkesin hayatında yer etmemiş daha gelişim aşamasındaydı fakat 90'lı yılların başında herkesin evinde televizyon ve kablolu telefon mevcuttu. sinemaların yerini televizyonlar almış mektubun yerini telefon almıştı. doksanların sonuna doğru cep telefonu bilgisayar ve internetle tanıştık. doksanlarda çocuk olan biri bu teknolojik aletlerin ilk prototipleriyle karşılaştı ve muadillerindende haberdardı onlarıda gördü. teknolojik gelişmelerin her aşamasını ve yansımalarını gördü.
sonraki nesiller ise bu gelişmeleri daha geç yakaladı bir kitaba ortasından başlamak gibi düşünün şimdiki çocuklar doğdukları gibi akıllı telefonlar plazma televizyonlar playstationlar sanal gerçeklikler youtubelar instagramlar ve googleların olduğu 90'lara nazaran fantastik bir dünyaya gözlerini açıyorlar.
bu yeni teknolojik çağa geçiş aşamasına yakından tanıklık edenler nispeten daha kontrollü ve teknolojiyi nasıl kullanacağını biliyor, yeni nesil içinse her şey bir oyuncak. yaşamak trendleri kovalamak demek, kimseden geri kalmadan her şeyi bilinçsizce tüketmek demek.
bugün doğan bir çocuk 5 yıl sonra sokakta oynamak yerine sanal gerçeklik gözlüğünü takıp gta 8 falan oynayacak. 90'larda doğanlar bu teknolojik çağın nasıl başladığını biliyor önceki çağada hakim bir nesil, insan en çok çocukluk döneminde öğrenir, eğitim bu yüzden çocukluk döneminde başlar algılarımız son derece açıktır. 90'lardaki kaotik atmosfer, her şeyin ham hali bizim gerçeklik algımızı koruyan unsurlardan biridir. yeni nesil ise bambaşka bir gerçekliğin içine doğuyor. günümüz dünyasında çocukların bakış açısı çok kısıtlanmış ve hayal gücünden yoksun bırakılmıştır. bilgiyi googledan sosyal ihtiyaçlarını facebook twitter ve instagram gibi uygulamalardan eğlencesini youtubdan oyun ihtiyacını playstation ve playstoredan karşılıyor. onun gerçekliğinde sokakta top oynamak yerine playstation cafelere gidip pes atmak var. sosyal ihtiyaçların doğal halinden uzaklaşıp yapay bir düzleme kayması demek algıda ve seçicilikte büyük farklar oluşması demektir. bunun yan etkileri ileride daha çok baskılanmış ve kolayca güdülenebilen bir toplum ortaya çıkaracak olmasıdır. gelecekte bu toplum için umut ışığı olabilecek nesil ancak 90'larda çocuk olmasına rağmen her şeyin kurmaca ve sahte olduğunun farkında olanlardır.